Devlette Çalışan Bir Hemşire Ne Kadar Maaş Alır? – Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Güç, toplumların yapısını ve düzenini belirleyen, tüm bireylerin yaşamını etkileyen bir dinamik olarak varlığını sürdürür. Siyasal bilimci olarak, güç ilişkilerinin toplumsal düzende nasıl işlediğine dair sürekli kafa yorarım. Her toplum, belirli iktidar yapıları, kurumlar ve ideolojiler etrafında şekillenir. Devlette çalışan bir hemşirenin maaşı, sadece bir ekonomi meselesi değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, iktidar ilişkilerinin ve vatandaşlık anlayışının bir yansımasıdır. Bu yazıda, devletin hemşirelere verdiği maaşla ilgili soruyu, iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık perspektifinden ele alacağım. Ayrıca, erkeklerin stratejik ve güç odaklı bakış açılarıyla kadınların demokratik katılım…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Biyolog Kan Alabilir mi? Kültür, Ritüel ve Bilimin Kesişen Noktasında Bir Antropolojik Yolculuk Bir antropolog olarak dünyanın farklı köşelerinde dolaşırken, her kültürde kanın ne kadar derin anlamlar taşıdığını fark ederiz. Kan; yaşamın özü, kimliğin sembolü, bazen tabu, bazen de kutsal bir köprüdür. Bu yüzden “Biyolog kan alabilir mi?” sorusu yalnızca mesleki bir yetki tartışması değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir anlam arayışıdır. Çünkü kan almak, yalnızca bir iğne ve tüpten ibaret değildir; o, insan bedenine, güvene ve kutsallığa dokunan bir eylemdir. Ritüel Olarak Kan: Bilimsel Uygulamanın Antropolojik Arka Planı Birçok kültürde kan, insanın yaşam gücünü temsil eder. Örneğin bazı…
Yorum BırakŞaşı Olduğumu Nasıl Anlarım? Pedagojik Bir Bakışla Öğrenme ve Farkındalık Öğrenme, insanın kendini keşfetmesi, dünyayı anlaması ve yaşamını daha sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için dönüştürücü bir güçtür. Bir eğitimci olarak, öğrencilerime yalnızca bilgi aktarmayı değil, onların kendi farkındalıklarını geliştirmelerine yardımcı olmayı da çok önemsiyorum. Bazen öğrenme süreci, insanın kendi bedenini, duyularını ve ruhunu daha derinlemesine anlamasına olanak tanır. Bugün, “Şaşı olduğumu nasıl anlarım?” sorusu üzerinden, göz sağlığına dair farkındalığı artırmayı, pedagojik yöntemler aracılığıyla hem bireysel hem de toplumsal etkilerle tartışmayı hedefleyeceğiz. Şaşılık: Göz Kaslarının ve Beynin Bütünlüğü Üzerine Şaşılık, gözlerin paralel olmaması durumudur. Bu durum, göz kaslarının yeterince uyumlu çalışmaması…
Yorum BırakKangurular Ne Kadar Hızlı Koşar? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Kangurular… Avustralya’nın simgelerinden biri, zarif ve güçlü hayvanlar olarak hayal edilir. Peki ya hızları? Kanguruların hızları, onları sadece yerel ekosistemlerinde değil, dünya çapında da ilginç bir şekilde tanınan yaratıklar haline getiriyor. Ancak, kanguruların hızını sadece biyolojik bir özellik olarak görmek, bu konuda düşündüğümüzde eksik bir bakış açısı olur. Bu yazıda, kanguruların hızını küresel ve yerel perspektiflerden ele alacak, hızlarının farklı kültürlerde nasıl algılandığını inceleyeceğiz. Küresel Perspektif: Kanguruların Hızı ve Evrensel Yorumlar Kangurular, doğal habitatlarında son derece çevik ve hızlıdır. Ortalama olarak, bir kanguru saatte 60 kilometreye kadar hız yapabilir.…
Yorum BırakVoltmetre Nedir? Nerelerde Kullanılır? İnsan Davranışları Üzerinden Psikolojik Bir Bakış İnsanın İçsel Dünyası ve Voltmetre Bir psikolog olarak, günlük yaşamda kullandığımız araçların, dış dünyamızla olan ilişkimizi ne kadar etkilediğini her zaman merak etmişimdir. Gözlerimizle gördüğümüz dünyayı, kulaklarımızla duyduğumuz sesleri ve zihnimizdeki düşünceleri algılama biçimimiz, bir nevi “içsel voltajımızı” yansıtır. Peki, ya çevremizdeki araçlar da bizim psikolojik durumumuzu yansıtıyor olabilir mi? Voltmetre, elektriksel potansiyel farkını ölçerken, belki de insanın içsel potansiyel farklarını keşfetmek için bir metafor olabilir. Elektrik akımı, tıpkı duygusal ve zihinsel durumlarımız gibi, bir devreden geçerken bazen yüksek gerilimlere dönüşebilir, bazen de sakin bir akışa bürünebilir. Voltmetre ise bu…
Yorum BırakGümrah Ne Demek Edebiyat? Tarihsel Arka Plan ve Günümüzdeki Akademik Tartışmalar Gümrah, Türk edebiyatında oldukça derin bir anlam taşıyan, pek çok edebi metin ve sanat eserinde yer bulan özel bir kelimedir. Ancak bu kelimenin anlamını tam olarak kavrayabilmek için tarihsel arka planına ve edebiyat dünyasındaki kullanımına bakmak önemlidir. Edebiyat dünyasında gümrah, yalnızca bir sözcükten ibaret değil, derin kültürel, sanatsal ve duygusal çağrışımlar taşır. Peki, “gümrah” ne demek edebiyat? Bu yazımızda bu soruyu, hem tarihsel bir bakış açısıyla hem de günümüz edebiyatı ve akademik tartışmalar çerçevesinde inceleyeceğiz. Gümrah Kelimesinin Kökeni ve Tarihsel Bağlantıları Kelime olarak “gümrah” Türkçeye Arapçadan geçmiş bir terimdir.…
Yorum BırakDostlar, bugün kulağa hem eski hem yepyeni gelen bir kelimenin peşine düşüyoruz: kalyoncu. İsmini duyduğum an burnuma tuz kokusu, kulağıma halat gıcırtısı geliyor; ama mesele sadece deniz değil, insanın yelken açma cesareti. Gelin, birlikte “Kalyoncu ne iş yapar?” sorusunu hem tarihin dalgalarında hem bugünün fırtınalı iş dünyasında, samimi bir muhabbetle çözelim. İpucu: Kalyoncu olmak, bir gemide top başında beklemek kadar; karada, masanın üstünde görünmeyen fırtınalara da hazırlanmak demek. Kalyoncu Kimdir? Kökenlere Kısa Bir Yolculuk Kalyon, yelkenli savaş gemilerinin en heybetlisi; güvertesinde toplar, direklerinde rüzgârla kavga eden yelkenler… Kalyoncu ise bu geminin bel kemiği: denizin üstünde düzeni kuran, topu ateşleyen, yelkeni…
Yorum BırakGül Suyu Yüze Sürüldükten Sonra Yıkanır Mı? Antropolojik Bir Bakış Açısı Bir Antropoloğun Davetkâr Girişi Her kültür, dünyayı ve kendini anlamak için farklı araçlar kullanır. İnsanın fiziksel ve ruhsal sağlığını birleştiren ritüeller, toplumların kendilerini ifade etme biçimlerinden biridir. Her toplumda, cilt bakımı ve güzellik ritüelleri farklı biçimlerde şekillenir. Gül suyu, bu ritüellerin en eski ve en yaygın olanlarından biridir. Fakat gül suyunun yüzle buluşmasından sonra ne yapılması gerektiği, zaman içinde farklı topluluklarda ve kültürlerde çeşitlenmiş bir soru olmuştur: Gül suyu yüze sürüldükten sonra yıkanır mı? Bu soru, yalnızca güzellik ve bakım ile değil, aynı zamanda geleneksel inançlar, kültürel semboller ve…
Yorum BırakGulaş Çorbası Nasıl Yapılır? Zihnin Tarif Defteri Üzerine Psikolojik Bir Yolculuk Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken sık sık şunu fark ederim: İnsan zihni, tıpkı bir mutfak gibidir. Duygularımız, düşüncelerimiz ve toplumsal ilişkilerimiz bir araya gelir; karışır, pişer, bazen taşar, bazen de mükemmel bir denge yakalar. Gulaş çorbası nasıl yapılır? sorusu, sadece bir yemek tarifi değil, insanın iç dünyasını anlama çabası olarak da yorumlanabilir. Çünkü her tarif, bir bilinç haritasıdır; her malzeme, bir duygusal bileşendir. Bilişsel Psikoloji: Tarifin Zihinsel Haritası Bir gulaş çorbası yapmak, aslında karmaşık bir bilişsel süreçtir. Önce planlama gerekir: hangi malzemeler kullanılacak, hangi adımlar izlenecek, hangi…
Yorum BırakGrafit Nerelerde Bulunur? Bir Toplumsal Yapı Analizi Bir araştırmacı olarak, insanların gündelik yaşamda sıradan gördüğü maddelerin aslında toplumsal yapılarla nasıl derin bağlar kurduğunu merak ederim. Grafit de bu merakın konusudur. Kimyasal olarak yalnızca karbonun bir formu olsa da, grafit sosyolojik açıdan toplumların değer sistemleri, üretim ilişkileri ve cinsiyet rolleriyle iç içe geçmiş bir hikâyeyi temsil eder. Bu yazıda, grafitin “nerelerde bulunduğu” sorusunu yalnızca jeolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir bağlamda ele alacağım. Grafitin Fiziksel Bulunuşu ve Toplumsal İmgesi Grafit, doğal olarak metamorfik kayaçlarda, kömür damarlarının çevresinde veya volkanik bölgelerde bulunur. Ancak mesele sadece “nerede” olduğu değildir; nasıl algılandığıdır. Grafit, kalem…
Yorum Bırak